Psikiyatr
Psikofarmakoloji Derneği Genel Sekreteri
Psychiatry & Clinical Psychopharmacology ve
Journal of Mood Disorders dergileri Editörü

Muayenehane;
Caddebostan Mahallesi, Bağdat Caddesi Birgen İş Merkezi 226/7, Çiftehavuzlar 34728 Kadıköy / İstanbul
Cep Randevu:   (+90)553-002-2929 - (+90)533-490-0715
E-posta ile randevu almak için tıklayın
Güncel Haberler
Yayın Tarihi 25.01.2017

Sosyal Fobi Nedir?



Sosyal fobi en genel anlamda, bir veya daha çok sosyal ortamlardan rahatsız olmak ve buna bağlı kaçınmak davranışlarıgöstermek olarak tanımlanabilir. Bu sosyal durumlar genellikle, topluluk önünde konuşma, yeni insanlarla tanışma, sosyal ortamlar (düğün, eğlence, parti, cenaze vb.), karşı cinsle arkadaşlık ilişkisi başlatma, topluluk içinde yemek yeme, yüksek mevkideki kişilerle konuşma ve başkalarının fikirlerine karşı çıkma olarak gösterilebilir.

Sosyal fobisi olan insanlar, yaptıkları davranışlarından dolayı diğer insanların kendileri hakkında olumsuz düşünceler geliştireceklerine inanırlar. Başkalarının kendilerindeki terleme, titreme, yüz kızarması gibi kaygı belirtilerini fark edeceklerinden endişe ederler. Sosyal fobikler, sıklıkla rahatsız oldukları ortam ve durumlardan kaçınmaya / uzak durmaya çalışırlar. Kaçınamadıklarında ise son derece kaygılı hissederler. Rahatsız olunan durum ve ortamlardan uzak kalma çabası bazen panik ataklara yol açabilir.

Sosyal fobi utangaçlığın çok daha ileri bir halidir ve kişinin yaşamında sorunlar yaratabilir. Sınıfta söz alamamak, sağlıklı arkadaşlık ilişkileri geliştirememek, sosyal eğlencelere katılamamak, iş ortamında potansiyelinin altında performans sergilemek, karşı cinsle ilişki geliştirememek sosyal fobinin yol açacağı sorunlardan bazılarıdır. Sosyal fobi kişide yarattığı rahatsızlık dolayısıyla depresyonu da tetikleyebilir. APA (Amerikan Psikiyatri Birliği )’ne göre sosyal fobi: “sosyal fobi utanmaktan, küçük düşmekten, sosyal ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten yoğun şekilde korkma ve korkulan durumlardan kaçınma eğilimi ile tanımlanabilecek yaygın bir anksiyete (kaygı, bunaltı) bozukluğudur”.

Özetle:

•Sosyal fobi ruhsal bozukluklar içinde en yaygın olanlardan biridir

•Utangaçlıktan daha aşırı bir durumdur ve neden olduğu sonuçlar bakımından tahmin edilenden daha ciddi bir bozukluktur.

•Sosyal fobi yaşayanların sadece küçük bir bölümü tedaviye başvurmaktadır.

DSM-V’e Göre Sosyal Fobi Tanı Kriterleri:

A. Tanımadık insanlarla karşılaştığı ya da başkalarının gözünün üzerinde olabileceği, bir ya da birden fazla toplumsal ya da bir eylemi gerçekleştirdiği bir durumdan belirgin ve sürekli bir korku duyma. Kişi küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağından korkar (ya da anksiyete belirtileri gösterir.)

B. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman anksiyete(kaygı, bunaltı) doğurur, bu da duruma bağlı ya da durumsal olarak yatkınlık gösterilen panik atağı biçimini alabilir.

C. Kişi korkusunun aşırı ya da anlamsız olduğunu bilir.

D. Korkulan toplumsal ya da bireysel eylemin gerçekleştirildiği durumlardan kaçınılır ya da yoğun anksiyete ya da sıkıntıyla bunlara katlanılır.

E. Kaçınma, anksiyöz beklenti ya da korkulan toplumsal ya da bir eylemin gerçekleştirildiği durumlarda sıkıntı duyma, kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini bozar ya da fobi olacağına ilişkin belirgin bir sıkıntı vardır.

F. 18 yaşının altındaki kişilerde süresi en az 6 aydır.

G. Korku ya da kaçınma, bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir ve başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz (örn. Agorafobi ile Birlikte ya da Olmadan Panik Bozukluğu, Ayrılma Anksiyetesi bozukluğu, Vücut Dismorfik Bozukluğu, Yaygın Gelişimsel Bozukluk ya da şizoid Kişilik Bozukluğu).

H. Genel tıbbi bir durum ya da başka bir mental bozukluk varsa bile A tan ölçütünde sözü edilen korku bununla ilişkisizdir, örn. Korku, kekemelik, Parkinson hastalığındaki titreme ya da anoreksiya nervoza ya da bulimia nervozadaki yemek yeme davranışı ile ilişkili değildir.

Her sekiz kişiden biri hayatının belirli bir döneminde sosyal fobi yaşayabilir. Sosyal fobi kadınlarda erkeklerden iki kat fazla görülür. Ancak erkekler kadınlara oranla sosyal fobi için daha fazla yardım Sosyal fobi çok erken yaşlarda başlayabileceği gibi sıklıkla grup etkileşiminin ve sosyalliğin çok önemli olduğu ergenlik döneminde başlar. Yardım alınmazsa kronikleşip ömür boyu devam edebilir. Tedavi edilmeyen sosyal fobide, mesleki başarısızlık ve ilaç, alkol ve madde bağımlılığı sık görülür.

Sosyal Fobi Nedenleri Nelerdir?


Sosyal fobinin nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Genetik ve Öğrenme: Sosyal fobisi olanların sıklıkla utangaç, çekingen ya da sosyal fobik akrabaları vardır.Aileden gördüğü fobik ve kaçınma davranışlarını çocuk ileriki yaşantısında sürdürebilir.

Geçmişteki Travmatik Yaşantılar: Sosyal fobiklerin pek çoğu geçmişte utanç duyduğu, aşağılanmış hissettiği, mahcup duruma düştüğü yaşantılardan bahsederler. Bu yaşantılar onlarda aynı şeylerin tekrarlanma korkusunu ortaya çıkartır. Aynı durumlara maruz kalmamak için sosyal ortamlardan uzak durmaya başlayabilirler. Bu kaçınma zamanla korkuyu artırır ve sosyal fobik kısır döngüyü(sosyal ortamda utanma ? kaçınma ? sosyal ortamdan korkma) oluşturur.

Olumsuz Düşünme: Sosyal fobisi olan kişiler sosyal ortamlarla ilgili sıklıkla olumsuz düşünce geliştirirler. “Konuşamayacağım, konuşacak söz bulamayacağım.”, “Aptal duruma düşeceğim”, “Kızlar / erkekler beni beğenmeyecek.”, “ Karnım guruldayacak, yüzüm kızaracak, elim tireyecek, terleyeceğim ve herkes kaygılı olduğumu anlayacak.”, “Kendime güvensiz olduğum için kimse benimle ilgilenmeyecek.”, “Sakarlık yapacak döküp, saçacağım” bu düşüncelerden sadece bazılarıdır. Sosyal fobikler aynı zamanda ulaşılması zor ve yüksek standartlar geliştirirler. “Hiçbir zaman kaygı duymamalıyım.”, “Sevilmek ve beğenilmek için çok zeki ve güzel / yakışıklı olmak zorundayım”, “Herkes yaptıklarımı onaylamalı.” bu standartlara örnek verilebilir. Kendileri ile ilgili sıkıcı, sevimsiz, beğenilmez, beceriksiz, tuhaf, diğer kişilerden farklı gibi olumsuz negatif inançları vardır.

Sosyal beceri eksikliği: Bazıları sosyal ilişkiler için gerekli becerileri hiçbir zaman öğrenememiş olabilirler. Bu nedenle sosyal ortamlarda problem yaşayabilirler. Bir çoğunun yaşadıkları yüksek kaygı düzeyi nedeniyle sosyal becerilerini kullanmaz hale gelirler.

Sosyal Fobide Hipnozun Kullanımı: KOGNİTİF HİPNOTERAPİ (BİLİŞSEL HİPNOTERAPİ)


Bilişsel davranışçı terapi korkularınıza neden olan düşüncelerinizi değiştirmenize yardımcı olur. Kaygılı durumla başa çıkmanız için gevşeme yöntemlerini öğrenmenize yardımcı olunur. Terapi sırasında gerçekçi olmayan olumsuz düşüncelerinizi fark etmeyi ve gerçekçi / olumlu düşünce geliştirmeyi öğretilir. Hipnoz esnasında, korkulan durumların üstüne gidilmesi ve kademeli olarak yüzleşmeniz sağlanır. Sosyal fobinizin devamına yol açan kaçınmaları yok etmek için size yardımcı olunur. Şayet sosyal beceri eksikliğiniz varsa, sosyal beceri geliştirmenize yardımcı olunur. Bütün bunlar, sosyal fobinin kısa zamanda azalmasına ve kendine güvenin artmasına yol açar.

Genellikle sosyal fobi için 5-10 seans gerekebilir. Bazı özgül fobilerde daha birkaç seans yeterli olabilir. Daha ağır belirtiler için daha fazla seans gerekebilir. Terapi süresini, kişilere ve terapiye aktif katılım gibi faktörler belirlemektedir.

Sosyal fobide ilaçlar faydalı mı?


Bazı ilaçların sosyal fobide etkili olduğu söylenebilir. Ancak, sosyal fobinin ilaçla tedavisinde önemli bir sorun, ilacın kesilmesinden sonra belirtilerin ortaya çıkmasıdır. Bu yüzden ilaç kullanılsa bile psikoterapi almanız daha faydalı olacaktır.